Beni tanıyanların, bende en nefret ettikleri huyumun asla arkama bakmamam olması beni daha çok motive ediyor.

Gri yok bende.. sevmiyorum ya siyah ya beyaz, bazı toleransları gösterir hassasiyet duyarım ama asla tahammül edemeyeceğim bir şey için kendi benliğimi değiştirmem.
Sürprizleri yaşamak, ana odaklanmak, özen göstermek, saniyelere nüfuz etmek.. vs kısacası bana nasıl adım atıldığından ziyade benim size nasıl yürüdüğüme bakar biraz süre tanırım.

Geçen süre zarfında kattıklarımdan çok, aldıklarınız ağır basıyorsa işte o an arkama bakmadan ilerlerim

Kopyalamadığım klişeler saolsun, beni bugüne iten bütün yarım yamalaklıklarım ile sakince simülasyondaki süremi bitirmeyi planlıyorum. Kolay kolay unutmam bu arada cloud da saklıyorum herşeyi..Son dönemlerimi tek tabanca, arada sırada 3 5 kişi ile geçirmek yaşamı minimalize etmenin sadece bir yolu benim için. Erdemli olmanın çok fazla okumakla alakası olmadığını düşünüyor ve arttırıyorum “popülasyon içi boş kitapları okumak yerine, sadece kapağını insta storyinizde paylaşın”

Ütopyalar uyumlu olunca, bedenler de birbirine dolanıyor.. peki nasıl ? ses, iletişim, etkileşim.. ilk dokunuş ve kimya..
Bu dönemi ciddi bir enerjiye harcamak yerine, ütopyasına karışacak ruhlara adıyorum..